Thread Rating:
  • 0 Vote(s) - 0 Average
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Melek Nedir Bilinen Melekler Kimlerdir ve Görevleri Nelerdir
#1
Dini_Icon_4 
Melek Nedir Bilinen Melekler Kimlerdir ve Görevleri Nelerdir

Melek kelimesi sözlükte haberci, elçi, güç ve kuvvet anlamlarına gelir. Terim olarak “Allah tarafından yaratılmış, çeşitli şekillerde görülebilen, zor işlere gücü yeten, erkeklik ve dişilikleri olmayan ve Allah’a itâatten ayrılmayan latîf varlıklar” diye tarif edilir. Melekler, duyu organlarımızla idrak edilmeyen, gözle görülmeyen ruhâni ve nurâni varlıklardır.

Melek Nedir? Melekler nurdan yaratılmış latif varlıklardır. Melek Ne Demektir? Melekler Allah’ın emrinden çıkmayıp O’nun izni dışında bir şey yapmayan ve O’nun izni ile her işi gören varlıklardır. Melekler Nasıldır? Melekler dişilik , yemek, içmek beşeri halleri olmayan varlıklardır. Onlar nurdan varlıklar olup Allah’ın izni ile her şekle bürünürler. Melek çok temiz iyi huylu kimse anlamına gelip  doğa üstü varlıklardır. Bunun için de, haklarında duyularla değil, âyet-i kerimeler ve peygamberlerin verdikleri haberlerle bilgi sahibi oluruz. Ayrıca Meleklere iman İmanın altı şartı arasındadır.

“Şüphesiz Rabbin katındaki (Melek)ler O’na ibadet etmekten büyüklenmezler. O’nu tesbih ederler, yalnız O’na secde ederler.” (A’raf, 7/206)

İnanlar meleklerin varlığına iman etmekle yükümlüdürler. Varlıkları peygamberler ve onlara verilen kitablar tarafından bildirilmiştir. Melekleri inkar etmek, bütün peygamberleri ve kitapları inkar etmek demektir. Bu da caiz olmaz. Onun için meleklere iman etmek imanın şartlarından birisidir, bizim de dinimizin şartıdır.

“Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur.” (Nisa 4/136)



Bilinen Melekler Kimlerdir?

1) Cebrail Aleyhisselam

2) Mîkail Aleyhisselam

3) İsrafil Aleyhisselam

4) Ölüm Meleği Aleyhisselam

5) Muakkibât Melekleri

6) Kiramen Katibîn Melekleri

7) Müjdeleyici Melekler

8) Seyyahun Melekleri

9) İnsanı Sûretlendirip Rızkını, Ecelini, Cinsiyetini ve Halini Yazmakla Görevli Melekler

10) Dağlarla Görevli Melekler

11) Arş’ı Taşıyan Melekler

12) Allah’a İbadet Eden Melekler

13) Sorgulayıcı Melekler

14) Cennetle Görevli Melekler

15) Cehennem Görevlisi Melekler

16) Bulutlarla Vazifeli Melek

17) İnfak Edenlere Dua, Cimrilik Yapanlara Beddua Eden İki Melek

18) İnsana Hayırlı İşler Yapmayı İlham Eden Melek

19) Salih İnsanların Cenazelerine Katılan Melekler

20) Cuma Günü Mescide Gelenleri Yazan Melekler

21) Sema Kapılarının Bekçileri Olan Melekler

Meleklerin ve Görevleri Nelerdir?

1) Cebrail Aleyhisselam

Allah ile rasulleri arasında vahiy memurluğu yapan büyük meleklerden biri olup Allah’ın en değerli mahlûklarındandır. Allah’tan aldığı vahyi Allah’ın dilediği nebi veya rasule indirir.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“De ki: Cebrail’e kim düşman ise şunu bilsin ki, Allah’ın izniyle Kur’an’ı senin kalbine, önce gelenleri tasdik edici, bir hidayet ve mü’minler için bir müjde olarak o indirmiştir.”

Bakara 97

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“O (Kur’an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş’ın sahibi indinde itibarlı bir elçinin (Cebrail’in) getirdiği sözdür. O, orada sayılan, güvenilen (bir elçi)dir.”

Tekvir 19, 21

Cebrail (Aleyhisselam)’ın Ruh, Namus, Ruhu’l-Emin ve Ruhu’l-Kudüs diye isimlendirildiği de ayet ve hadislerle bilinmektedir.

Şuara 193, Nahl 102, Nebe 38, Buhari 147, Müslim 160/252
2) Mîkail Aleyhisselam

Rüzgârın estirilmesi ve yağmurun yağdırılması gibi tabiat olaylarıyla görevli melektir. İsmine dair Kur’an ve sünnette varid olan deliller olmasına rağmen, görevine dair bir ayet ve hadis bulunmamaktadır.

Bakara 98, Müslim 770/200
3) İsrafil Aleyhisselam

Kıyametin kopması için birinci kez ve yeniden diriliş için ikinci kez Sûr’a üfürecek olan melektir. Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Sûr’a üfürülünce, Allah’ın diledikleri müstesna olmak üzere göklerde ve yerde ne varsa hepsi ölecektir. Sonra ona bir daha üflenince birden onlar ayağa kalkmış bakıyor olurlar.”

Zümer 68

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Allah göklerle yeri yaratmayı bitirdikten sonra Sûr’u yarattı ve onu İsrafil’e verdi…”

Taberî, Camiu’l-Beyan 16/25, Kurtubî, el-Camiu Li Ahkami’l-Kur’an 13/239, İbni Kesir Ölüm Ötesi Tarihi 171, Ebu Ya’la

Aişe (Radiyallahu Anha)’ya, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in gece namazına nasıl başladığı sorulduğunda Aişe (Radiyallahu Anha):

“Ey Cebrail’in, Mikail’in ve İsrafil’in Rabbi olan, gökleri ve yeri yaratan, gaybı ve hazır olanı bilen Allah’ım!…” diyerek namazını açtığını bildirmiştir.

Müslim 770/200

İşte, büyük meleklerden olup Kur’an ve sünnette adları geçen melekler bunlardır.
4) Ölüm Meleği Aleyhisselam

Ölüm anında canlılardan ruhlarını çekip almakla görevlidir. Emri altında çalışan ve kendisine yardım eden başka melekler vardır. Bu sebeple birçok ayet ve hadiste ‘ölüm melekleri’ şeklinde çoğul olarak zikredilmişlerdir.

Nisa 97, En’am 61, 93, Enfal 50, Nahl 28, 32, İbni Mace 4262

Bununla beraber tekil olarak ‘ölüm meleği’ şeklinde de zikredilmiştir.

Secde 11, Buhari 1261, Müslim 2372/157

Ölüm melekleri, kulların amellerine uygun bir sıfatta onların ruhlarını almaya gelirler. Kul, güzel amel sahibi salih bir kişi ise, melekler kendisine yüzleri güneş gibi parlayan beyaz yüzlü olarak gelir ve hoşnutlukla ruhunu alırlar.

Kul, kötü amel sahibi kâfir bir kişiyse melekler kendisine yüzleri simsiyah kara yüzlü olarak gelirler ve işkence ederek ruhunu alırlar.

Ahmed 4/287, 288, No 18733, 4/295, 296, No: 18815
5) Muakkibât Melekleri

Muakkibât meleklerinin anlamı: Takip eden demektir.

Kulları, önlerinden ve arkalarından olmak üzere Allah’ın izni ile daima koruyan meleklerdir. Gece ve gündüz iki ayrı posta çalışırlar ve sabah ile ikindi vakitlerinde görevi değişirler. Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Onun (insanın) önünde ve arkasında Allah’ın emriyle onu koruyan muakkibât (takip edici melekler) vardır…”

Ra’d 11

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Birtakım melekler geceleyin, birtakım melekler de gündüzleyin birbirlerini takiben size gelirler. Bunlar sabah ve ikindi namazlarında birleşirler. Sonra sizinle beraber bulunup da görevini tamamlayanlar semaya yükselirler. Kullarının hallerini en iyi bilir olduğu halde Rableri onlara:

−Kullarımı ne halde bıraktınız? diye sorar.

Onlar da:

−Onları namaz kılar halde bıraktık, yanlarına da namaz kılarlarken varmıştık, derler.”

Buhari 619, 3037, 7353, 7297, Müslim 632/210
6) Kiramen Katibîn Melekleri

Kiramen katibînin anlamı: Değerli yazıcılar demektir.

Her insanın iki omzunda iyilik ve kötülüklerini yazan, istisnalar hariç kuldan hiç ayrılmayan yazıcı melekler vardır.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Muhakkak ki üzerinizde muhafızlar vardır. Onlar şerefli yazıcılardır, yaptığınız şeyleri bilirler.”

İnfitar 10, 12

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“İki mütelekkiyan (yazıcı melek, insanın) sağında ve solunda oturarak yaptıklarını yazarlar. (İnsanın) her sözünü yanındaki gözetleyici ve yazmaya hazır bir melek yazar.”

Kâf 17, 18
7) Müjdeleyici Melekler

Bunlar mü’min kulların üzerine inerler, vefatları anında ve kıyamet gününde onları korkudan yana emin olma ve cennet ile müjdelerler.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Şüphesiz ki: ‘Rabbimiz Allah’tır.’ deyip dosdoğru olanların üzerine melekler iner. Onlara: ‘Korkmayın ve üzülmeyin. Size vaat olunan cennetle müjdelenin. Biz dünya hayatında da, ahirette de sizin dostlarınızız. Gafur ve Rahim olan Allah’ın ikramı olarak orada sizin için canlarınızın çektiği ve istediğiniz her şey vardır derler.”

Fussilet 30, 32
8) Seyyahun Melekleri

Seyyahun meleklerin anlamı: Gezici demektir.

Bu melekler yeryüzünü gezerek zikir meclisi ararlar. Buldukları meclislere iştirak ederek zikir halkalarını çepeçevre kuşatırlar. Öyle ki onlar, zikredenlerle gök arasını doldurana kadar birbirlerini orada konuşulanları dinlemeye teşvik ederler. Allah (Azze ve Celle)’de o halkadakileri kendi katında bulunanların içinde anar.

Müslim 2689/25, 2699/38
9) İnsanı Sûretlendirip Rızkını, Ecelini, Cinsiyetini ve Halini Yazmakla Görevli Melekler

Nutfe, ana rahmine düştükten 40 bazı rivayetlerde 42, 45, 120 gün ve gece geçtikten sonra Allah ona bir melek gönderir. Melek onu sûretlendirip kulağını, gözünü, derisini, etini ve kemiğini oluşturur ve o cenin hakkında Allah’ın buyurduğu şu dört hususu yazar;

1) Erkek mi, dişi mi?

2) Şaki mi, Said mi? Yani: Cennetlik mi? Cehennemlik mi?

3) Rızkı,

4) Eceli.

Akabinde emrolunduğu şeyler üzerinde artırma ve eksiltme yapmayarak elinde bir sahife ile çıkar.

Müslim 2643, 2646, Buhari 6487, 6488
10) Dağlarla Görevli Melekler

Allah’ın dağlar üzerinde tasarruf ve idare ile görevlendirdiği melekler vardır. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nübüvvetin 10. yılında kendisini Kureyş müşriklerine karşı koruyan amcasının vefatı üzerine himayesine gireceği birini aramak için Taif’e gitmişti.

Aradığını bulamayan, üstelik ayak takımının taşlarına hedef olan Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üzgün bir halde dönerken Cebrail (Aleyhisselam) tarafından karşılanmış ve Allah’ın ona, dağlar meleğini gönderdiğini bildirmiş, dağlar meleği de ona, kendisine emrederse iki dağı onların üzerine kapatıvereceğini söylemiştir.

Buhari 3042, Müslim 1795/111
11) Arş’ı Taşıyan Melekler

Arş’ı taşıyan ve etrafında bulunan melekler vardır. Bir rivayete göre Arş’ı taşıyanlar 4 melek olup kıyamet günü bunların sayısı 8 olacaktır.

İbni Kesir Tefsiri 13/6973, Ahmed

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Arş’ı yüklenen ve O’nun çevresinde bulunanlar Rablerini hamd ile tesbih eder, O’na iman eder ve iman edenler için de istiğfar ederler.”

Mü’min 7

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Melekler onun (göğün) etrafındadır. O gün Rabbinin Arşı’nı üstlerinde sekiz (melek) yüklenir.”

Hâkka 17

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buna dair şöyle buyurdu:

“Allah’ın Arş’ını taşıyan meleklerinden birisi hakkında bahsetmeme izin verildi…”

Ebu Davud 4727
12) Allah’a İbadet Eden Melekler

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Semada bulunan meleklerden, durmaksızın Allah’ı zikreden, O’nu tesbih eden, O’na rükû ve secde edenler vardır. Onlar bunu yaparken kibirlenmez, usanmaz ve yorulmazlar.”

A’raf 206, Enbiya 19, 20

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu hususu bize şöyle haber verdi:

“…Şüphesiz ki sema gıcırdadı. Semanın gıcırdaması ise haklıdır. Çünkü semada, meleklerin Allah’a secde etmek için alnını koymasından dolayı dört parmaklık (bile boş) yer yoktur…”

Tirmizi 2414, İbni Mace 4190
13) Sorgulayıcı Melekler

Kul kabrine defnedilip arkadaşları onu terk ettiğinde Münker ve Nekir adı verilen iki melek onun yanına gelir ve onu;

a) Rabbin kim?

b) Dinin ne?

c) Şu Muhammed denilen kimse hakkında ne dersin? Şeklinde üç soru sorarak sorgularlar.

Ebu Davud 4753, Terğib ve Terhib 7/75, Tirmizi, İbni Hibbân
14) Cennetle Görevli Melekler

Bu meleklerin sayısını ancak Allah bilir. Başları Rıdvan isimli melektir. Onlar cennet ehlini orada ebedi kalmakla müjdelerler. Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Rablerine karşı gelmekten sakınanlar bölük bölük cennete sevk edilirler. Kapıları açılmış olduğu halde oraya vardıklarında bekçileri onlara: ‘Selamun aleykum! Tertemiz oldunuz. Artık ebedi kalmak üzere girin buraya! derler.”

Zümer 73

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“…Ve melekler de her kapıdan onların yanına girerler: ‘Sabretmenize karşılık selam size! Dünya yurdunun sonu ne güzeldir derler.”

Ra’d 23, 24
15) Cehennem Görevlisi Melekler

Onlara Zebani de denilir. Sayıları 19 olup, başları Malik isimli melektir.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Sekar’ın ne olduğunu sen nereden bileceksin? O ne bırakır, ne de vazgeçer, İnsanın derisini kavurur. Üzerinde on dokuz (melek) vardır. Biz cehennemin işlerine bakmakla, ancak melekleri görevlendirdik. Onların sayısını da, ancak inkârcılar için bir fitne yaptık…”

Müddessir 27, 31

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Ey Malik! Rabbin bizim işimizi bitirsin diye seslenirler. Malik der ki: Siz (öylece) kalacaksınız.”

Zuhruf 77
16) Bulutlarla Vazifeli Melek

İsmi Ra’d’dır. Bulutları yanındaki ateşten mihraklarla Allah’ın dilediği yere sürer.

Tirmizi 3320
17) İnfak Edenlere Dua, Cimrilik Yapanlara Beddua Eden İki Melek

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu hususu bize şöyle haber verdi:

“Her günün sabahında iki melek iner ve bunlardan birisi:

‘Ey Allah’ım! (Malını) infak edene bir bedelini ver.’ diye dua eder.

Diğeri ise:

‘Ey Allah’ım! (Malını) tutana telef ver.’ diye beddua eder.”

Buhari 1364, Müslim 1010/57
18) İnsana Hayırlı İşler Yapmayı İlham Eden Melek

İnsanoğluna şeytanın bir dokunması olduğu gibi, meleğin de dokunması vardır. Şeytanın dokunması şerri vaat etme ve hakkı yalanlamadır. Meleğin dokunması ise hayrı vaat etme ve hakkı doğrulamadır.

Tirmizi 3172
19) Salih İnsanların Cenazelerine Katılan Melekler

Bazı melekler, Müslümanlarla beraber cenazeye katılır ve define iştirak ederler.

Ebu Davud 3177, Nesei 2057
20) Cuma Günü Mescide Gelenleri Yazan Melekler

Cuma günü olunca mescit kapılarının her birinde gelenleri sırasıyla yazan, imam minbere çıkınca da sayfaları dürüp hutbeyi dinleyen melekler vardır.

Buhari 891, Müslim 850/24, 25
21) Sema Kapılarının Bekçileri Olan Melekler

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mi’raç hadisesinden bahsederken şöyle buyurmaktadır:

“…Cebrail aleyhisselam sonra elimden tutarak beni dünya semasına çıkardı. Oraya vardığımızda o göğün bekçisine:

−‘Aç!’ dedi.

Bekçi:

−‘Kimdir o?’ diye sordu… Derken Cebrail aleyhisselam beni ikinci semaya doğru çıkardı.

Oranın bekçisine de:

−‘Aç!’ dedi. Oranın bekçisi de evvelkinin söylediklerini söyledi ve ardından kapıyı açtı…”

Buhari 447, 448, 1562, 3127, Müslim 163/263

Hadislerden de anlaşıldığı gibi her gök kapısının oraya geleni gideni sorgulayan bir bekçisi vardır.

İnsan, meleklere şüphe etmeksizin inanmadıkça mü’min olamaz. Şüphesiz ki melekler âlemi akıl ve duyularla hissedilemez. Bu âlemi bilmenin tek yolu ise vahiydir. Vahiyle bildirilene teslim olup, inanmak Müslümanlığın göstergesidir.

Dört Büyük Melek

Dört meleğin her biri belli bir görevi yerine getirmektedir. Aralarında bir hiyerarşik ilişki olmamakla birlikte Cebrail en büyük melek kabul edilmektedir.
• Cebrail : İslamda dört büyük melekten biri olan Cebrail’in Peygamberlere vahiy getirmek, onlara Allah’ın emir ve yasaklarını bildirmekle vazifeli melek olduğuna inanılır. Cebrail’e ‘Cibrîl, ‘Rûh-ul-emîn’, ‘, ‘Nâmûs-ı ekber de denir.
• Azrail : Eceli gelen insanların ruhlarını teslim alır. Melekü’l-Mevt, yani, ölüm meleği adı da verilir.
• Mikail : İnsanların rızıklarını ulaştırmak ve Allah’ın iradesine göre tabiat olaylarını düzenlemekle görevli melektir.
• İsrafil : Kıyamet günü, Sur üfleyecek olan melektir.

Diğer melekler

• Kirâmen Kâtibîn: Her insanın sağ ve sol omzunda yer alıp, yaptığı iyi ve kötü işleri kaydederler. Kiramen kâtibin insanın aklından geçen kötü işleri eyleme dökmediği müddetçe kaydetmezler. İyi işlerini ise niyet anında hemen iyilik hanesine yazarlar. Hafaza (koruma) melekleri ismiyle de anılırlar.
• Münker ve Nekîr melekleri: Kabirde insanı sorguya çeken meleklerdir. Bu sorgu sonucuna göre kabir hayatının cennet veya cehennemde mi geçeceğini belirlerler.
• Rıdvân: Cennetteki meleklerin başıdır.
• Mâlik: Cehennemde görevli olan meleklerin başıdır.

    MELEK İLE İLGİLİ SÖZLER

“Allah Teâlâ’nın bir sınıf meleği vardır ki, onlar yollarda dolaşır, zikir ehlini ararlar. Allah Teâlâ’yı zikreden bir cemaat bulunca birbirlerine:

“Şüphesiz ki Allah ve melekleri, Peygamber’e çokça salât ederler. Ey mü’minler, siz de O’na salevât getirin ve tam bir teslimiyetle selâm verin!” (el-Ahzâb, 56)

***

“İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında onu gözetleyen, yazmaya hazır bir melek bulunmasın.” (Kàf, 18)

***

“Hasta veya ölünün başında bulunduğunuz zaman güzel sözler söyleyiniz. Zîrâ melekler sizin duâlarınıza âmîn derler.” (Müslim, Cenâiz, 6; Ebû Dâvûd, Cenâiz, 15)

***

«–Gelin, aradığınız şey burada!» diye nidâ ederler. Bunun üzerine melekler hemen gelip zikir ehlini kanatlarıyla sarar, tâ semâya kadar onları kuşatırlar…” (Buhârî, Deavât, 66)

***

«–Siz benim yanımdan çıktığınız vakit, yanımdaki hâlinizi muhâfaza edebilseydiniz, melekler sizi evlerinizde ziyaret ederlerdi…»” (Tirmizî, Cennet, 2/2526)

Melekler Nasıl Varlıklardır?

Melekler Allah'ın nurdan yarattığı, gözümüzle göremediğimiz ruhanî varlıklardır. Melekler, sırf hayır işlemek ve Allah'a ibâdette bulunmak için yaratılmışlardır. Kötülük yapmaya kabiliyetleri yoktur. Çünkü Allah onlara, şehvet ve gazap gibi kötülüğe itici duygular vermemiştir. Meleklerin bizim gibi yemeleri içmeleri, yatıp uyumaları, evlenip çoğalmaları da yoktur. Onlar için erkeklik - dişilik söz konusu değildir. Gökte, yerde, her tarafta bulunurlar; kısa zamanda en uzak mesafeleri aşıp gitmeye, diledikleri şekil ve surette görünmeye güçleri yeter. Allah, onlara bu kuvveti vermiştir. Melekler, gece gündüz Allah'a ibâdetle, zikir, tesbih ve takdîs ile meşgul olurlar. Bu, onların gıdası hükmündedir. Allah'a asla isyan etmez, onun emirlerinden zerre kadar dışarı çıkmazlar. Mâsum ve itâatlidirler.

Melekleri Neden Göremiyoruz?

Melekler nurdan yaratılmış lâtif cevherler, ruhanî varlıklar oldukları için, aslî hüviyetleri ve gerçek mâhiyetleri ile insan gözüne gözükmezler. Görme kabiliyetimiz, melekleri görebilecek şekilde yaratılmamıştır. Ancak Cenâb-ı Hak Peygamberlerine, melekleri görme kabiliyetini verdiğinden, onlar melekleri hakikî şekilleri ile görebilmişlerdir. Melekleri hakikî mâhiyetleri ile göremememiz ve 5 duyumuzla hissedemeyişimiz, onların yok oldukları iddiasını gerektirmez. Duyu organlarımızın maddî âlemde kendi dahi hissedemedikleri pek çok şey vardır. Kulağımız çok tiz ve çok pes sesleri işitmez. Bugün varlığı âletlerle tesbit edilen ışık dalgalarının hepsini, hele röntgen ve ültraviyole ışınlarını gözle görebilseydik, dünyayı şimdikinden çok başka şekilde tanıyacaktık. Biz daha kendi âlemimizdeki tezahürlerin hakikatına vâkıf değilken, Cenâb-ı Hakk'ın yarattığı nâmütenâhî âlemlerdeki nâmütenâhî hâdiselerin varlığını nasıl inkâr edebiliriz? Demek ki bir şey'i gözle görememek, o şey'in yok olduğuna delil olmaz. Gözle göremediğimiz pek çok şey var ki, o şey'in vücudunu aklımızla, ilim ve tecrübe ile, deneylerle kabûl ediyoruz. İşte, melekler de gözle göremediğimiz halde, varlığını kabûl ettiğimiz nesnelerdendir.

İmanın ikinci şartı nedir?

İmanın ikinci şartı, Meleklere imandır. Amentü’deki, (Ve melaiketihi) ifadesi, Allahü teâlânın meleklerine inanmayı, iman etmeyi bildirmektedir.

Meleklere iman nasıl olmalıdır?

Melekler, Hayat sahibi, diri, nurani yaratıklar olup, akıl sahibidirler. Allahü teâlânın sevgili ve kıymetli kullarıdır, ortakları ve kızları değildir. Allahü teâlânın emirlerine itaat ederler, isyan etmezler. Günah işlemezler. Erkek ve dişi değildir. Evlenmezler, doğurmazlar, çoğalmazlar, çocukları olmaz, yiyip içmezler. Allahü teâlâ, bunlardan bazılarını peygamber olarak seçmiştir. Diğer meleklere vahiy [haber] götürmek görevi ile şereflendirmiştir. Peygamberlerin kitaplarını ve sayfalarını getiren de bunlardır. Mesela Enam suresini Cebrail aleyhisselam ile birlikte 70 bin melek getirmiştir. Bunlar hata etmez, unutmaz. Hile yapmaz, aldatmazlar. Bunların Allahü teâlâdan getirdikleri hep doğrudur, şüpheli, ihtimalli değildir. Kendilerine verilen emirleri yapmaktan başka işleri yoktur.


    "Zebani gibi bir zalim", "Azrail gibi cani, işkenceci bir Zebani", “Çocuğunuzu terbiye etmezseniz, anarşist olur, Azrail ve Zebani olur” gibi sözler uygun değildir. [Bunları mecaz olarak da örnek vermek uygun değildir. Allahü teâlânın emrine uyarak iman eden, emir ve yasaklara uyan müslümanlara mesela namaz kılan, oruç tutan, kul hakkı yemeyen, zina etmeyen müslümanlara ahmak, gerici, örümcek kafalı denir mi hiç? Bunun gibi, Allahü teâlânın emrini yerine getiren meleklere cani, işkenceci, zalim denir mi hiç? Mecazı da, örneği de, şakası da çok çirkindir.] Meleklere hakaret eden Müslüman dinden çıkar. Bütün melekler günahsızdır, cani, işkenceci, zalim değildir. Allahü teâlânın emrini yerine getirirler. (Feraid-ül-fevaid)

Hangi hallerde eve rahmet melekleri girmez?


Günah işlenen yerlere, mesela kumar oynanan, içki içilen, herhangi bir çalgı aleti, mesela tv bulunan yerlere rahmet melekleri girmez. Böyle yerlerde namaz kılmak mekruh olur ve edilen dua da kabul olmaz. (Nisabül-ahbâr)

Mekruh olarak kılınan namaz sahih olur. Yani o kimse, namaz borcundan kurtulursa da, namaz kılmakla hasıl olacak büyük sevaba kavuşamaz. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Canlı resmi, köpek ve cünüp bulunan yere rahmet melekleri girmez.) [Nesai]
(Sarhoş olan kimseye rahmet melekleri yaklaşmaz.) [Bezzar]

(Akraba ziyareti yapmayan kimselerin bulunduğu yere rahmet melekleri gelmez.) [Taberani]
(Heykel [ve her çeşit insan ve hayvan biblosu] bulunan odaya rahmet melekleri girmez.) [Müslim]

(Cers [çan, çıngırak] bulunan odaya rahmet melekleri girmez.) [Nesai]
(Cers, şeytanın mizmarıdır.) [Müslim]
[Mizmar her türlü çalgı aletidir. (Müncid)]

Bir ihtiyaç olmadan oyun, eğlence için cers takılı hayvana binmek mekruhtur. Cers bulunan kervana rahmet melekleri gelmez. (Tergib-üs-salât)

Melekler Hz. Âdem’e secde etti mi?


Melekler Âdem aleyhisselama secde etmedi. Onun istikametine Allahü teâlâya secde etti. Biz Kâbe’ye secde etmiyoruz, Kâbe istikametine dönerek Allah için secde ediyoruz.

Melekler sevinip üzülürler mi?

Evet.

Kazalar azalınca veya yaşlılar ölmeyince, Azrail tatilde demek caiz midir?

Caiz değildir. Azrail aleyhisselam, vazifesini ihmal etmez. Böyle söylemek vazifesini ihmal ettiği anlamına gelir. Meleklerle alay etmekte de, küfre kadar götürür.

Bir tefsirde, Hârut ile Mârut isimli iki meleğin günah işlediği yazılıdır. Başka bir kitapta ise, meleklerin günah işlemediği yazılıdır. Hangisi doğrudur?


Kur’an-ı kerimde iki melek denmesi, cinlerin, meleklerin içinde olmasından dolayı idi. Hârut ile Mârût cin taifesinden idi. Melekler günah işlemez. (Tefsir-i Şeyhzâde, T. Kurtubi)

Cami kelimesi, Cebrail, Azrail, Mikail, İsrafil isimli dört büyük meleğin isimlerinin baş harflerinden mi meydana gelmiştir?

Hayır, meleklerin isimleri ile ilgisi yoktur. Cami, Arapça kelimedir. Dört değil, üç harflidir. Cim, mim ve ayn harfleri ile yazılır. Ayrıca, meleklerin üstünlük sırası da, bu kelimeye uygun değildir. Mevlana Halid-i Bağdadi hazretleri buyuruyor ki:

Meleklerin birbirlerinden üstünlükleri vardır. En üstün dört büyük melekten 1.si Cebrail, 2.si İsrafil, 3.sü Mikail, 4.sü Azrail’dir [aleyhimüsselam]. (İtikadname)

Peygamberler, meleklerden üstün iken, meleklere iman niçin peygamberlere imandan önce yazılıyor?


Melekler, her canlıdan önce yaratıldı. Onun için, kitaplara imandan önce, bunlara iman edilmesi bildirildi. Kitaplar da, Peygamberlerden öncedir. Kur'an-ı kerimde de, inanılacak şeylerin ismi, bu sıra ile bildirilmektedir.

Meleklerde erkeklik ve dişilik olmadığı halde, niye Hıristiyanlar melekleri kız gibi gösteriyorlar, Müslümanlar da,Meleklerin isimlerini erkeklere veriyorlar?


Hıristiyanlar meleklere kız dedikleri için, bu intiba ortadan kalksın diye, Müslümanlar, Cebrail, Mikail, İsrafil gibi melek isimlerini erkek çocuklarına vermişlerdir. Böyle bir intiba söz konusu olmazsa, erkeğe de, kıza da verilebilir. Salih Müslümanlar için, erkek de, kadın da olsa, çoçuk da, büyük de olsa; temiz, günahsız anlamında, melek gibi insan veya o bir melektir demekte mahzur olmaz.

Kitaplarda, (Allah bir kuluna melek gönderdi) veya (Cebrail’i hemen gönderdi) gibi ifadeler geçiyor. Allah mekândan münezzeh olduğuna göre, sanki meleklerin yanındaymış gibi, gönderdi demek nasıl caiz oluyor?


Yedi kat gök vardır. Birinci kat gök, dünyadan çok büyüktür. Diğer gökler de, birinci kat gökten çok büyüktür. Allahü teâlâ, yerdeki ve göklerdeki meleklere aynı anda emredebilir. Onlar da, oradan başka yere gider. Gittikleri yerlerden, başka yerlere gitmelerini de emredebilir. Buradaki mekân durumu, meleklerle ilgilidir, Allahü teâlâ ile ilgili değildir.

Kuranda Melekler ile Alakalı Ayetler


    Bakara Suresi, 30. ayet: Hani Rabbin meleklere: "Muhakkak Ben, yeryüzünde bir halife var edeceğim" demişti. Onlar da: "Biz Seni şükrünle yüceltir ve (sürekli) takdis ederken, orada bozgunculuk çıkaracak ve kanlar akıtacak birini mi var edeceksin?" dediler. (Allah:) "Şüphesiz sizin bilmediğinizi Ben bilirim" dedi.
    Bakara Suresi, 31. ayet: Ve Adem'e isimlerin hepsini öğretti. Sonra onları meleklere yöneltip: "Eğer doğru sözlüyseniz, bunları Bana isimleriyle haber verin" dedi.
    Bakara Suresi, 34. ayet: Ve meleklere: "Adem'e secde edin" dedik. İblis hariç (hepsi) secde ettiler. O ise, diretti ve kibirlendi, (böylece) kafirlerden oldu.
    Bakara Suresi, 98. ayet: Her kim Allah'a, meleklerine, elçilerine, Cibril'e ve Mikail'e düşman ise, artık şüphesiz Allah da kafirlerin düşmanıdır."
    Bakara Suresi, 102. ayet: Ve onlar, Süleyman'ın mülkü (nübüvveti) hakkında şeytanların anlattıklarına uydular. Süleyman inkar etmedi; ancak şeytanlar inkar etti. Onlar, insanlara sihri ve Babil'deki iki meleğe Harut'a ve Marut'a indirileni öğretiyorlardı. Oysa o ikisi: "Biz, yalnızca bir fitneyiz, sakın inkar etme" demedikçe hiç kimseye (bir şey) öğretmezlerdi. Fakat onlardan erkekle karısının arasını açan şeyi öğreniyorlardı. Oysa onunla Allah'ın izni olmadıkça hiç kimseye zarar veremezlerdi. Buna rağmen kendilerine zarar verecek ve yarar sağlamayacak şeyi öğreniyorlardı. Andolsun onlar, bunu satın alanın, ahiretten hiçbir payı olmadığını bildiler; kendi nefislerini karşılığında sattıkları şey ne kötü; bir bilselerdi.
    Bakara Suresi, 161. ayet: Şüphesiz, inkar edip kafir olarak ölenler, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti bunların üzerinedir.
    Bakara Suresi, 177. ayet: Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Ama iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan sevgisine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyip-dilenene ve kölelere (özgürlükleri için) veren; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler ile zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda sabredenler(in tutum ve davranışlarıdır). İşte bunlar, doğru olanlardır ve müttaki olanlar da bunlardır.
    Bakara Suresi, 210. ayet: Onlar, bulut gölgeleri içinde Allah'ın (azabının) meleklerle onlara gelmesini ve (azap) emrinin gerçekleşmesini mi gözlüyorlar? Oysa bütün işler Allah'a döner.
    Bakara Suresi, 248. ayet: Peygamberleri, onlara (şöyle) dedi: "Onun hükümdarlığının belgesi, size Tabut'un gelmesi (olacaktır ki) onda Rabbinizden 'bir güven duygusu ve huzur' ile Musa ailesinden ve Harun ailesinden arta kalanlar var; onu melekler taşır. Eğer inanmışlarsanız, bunda şüphesiz sizin için bir delil vardır."
    Bakara Suresi, 285. ayet: Elçi, kendisine Rabbinden indirilene iman etti, mü'minler de. Tümü, Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve elçilerine inandı. "O'nun elçileri arasında hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz. İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz bağışlamanı (dileriz). Varış ancak Sanadır" dediler.
    Al-i İmran Suresi, 18. ayet: Allah, gerçekten Kendisi'nden başka İlah olmadığına şahitlik etti; melekler ve ilim sahipleri de O'ndan başka İlah olmadığına adaletle şahitlik ettiler. Aziz ve Hakim olan O'ndan başka İlah yoktur.
    Al-i İmran Suresi, 39. ayet: O mihrapta namaz kılarken, melekler ona seslendi: "Allah, sana Yahya'yı müjdeler. O, Allah'tan olan bir kelimeyi (İsa'yı) doğrulayan, efendi, iffetli ve salihlerden bir peygamberdir."
    Al-i İmran Suresi, 42. ayet: Hani melekler: "Meryem, şüphesiz Allah seni seçti, seni arındırdı ve alemlerin kadınlarına üstün kıldı," demişti.
    Al-i İmran Suresi, 45. ayet: Hani melekler, dediler ki: "Meryem, doğrusu Allah Kendinden bir kelimeyi sana müjdelemektedir. Onun adı Meryem oğlu İsa Mesih'tir. O, dünyada ve ahirette 'seçkin, onurlu, saygındır' ve (Allah'a) yakın kılınanlardandır."
    Al-i İmran Suresi, 80. ayet: O, melekleri ve peygamberleri Rabler edinmenizi emretmez. Siz, Müslüman olduktan sonra, size küfrü mü emredecek?
    Al-i İmran Suresi, 87. ayet: İşte bunların cezası, Allah'ın meleklerin ve bütün insanların lanetlerinin üzerine olmasıdır.
    Al-i İmran Suresi, 124. ayet: Sen mü'minlere: "Rabbinizin size meleklerden indirilmiş üç bin kişiyle yardım-iletmesi size yetmez mi?" diyordun.
    Al-i İmran Suresi, 125. ayet: Evet, eğer sabrederseniz, sakınırsanız ve onlar da aniden üstünüze çullanıverirlerse, Rabbiniz size meleklerden nişanlı beş bin kişiyle yardım ulaştıracaktır.
    Nisa Suresi, 97. ayet: Melekler kendi nefislerine zulmedenlerin hayatına son verecekleri zaman derler ki: "Nerede idiniz?" Onlar: "Biz, yeryüzünde zayıf bırakılmışlar (müstaz'aflar) idik." derler. (Melekler de:) "Hicret etmeniz için Allah'ın arzı geniş değil miydi?" derler. İşte onların barınma yeri cehennemdir. Ne kötü yataktır o?
    Nisa Suresi, 136. ayet: Ey iman edenler, Allah'a, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve bundan önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkar ederse, şüphesiz uzak bir sapıklıkla sapıtmıştır.
    Nisa Suresi, 166. ayet: Fakat Allah, sana indirdiğiyle şahidlik eder ki, O, bunu kendi ilmiyle indirmiştir. Melekler de şahittirler. Şahid olarak Allah yeter.
    Nisa Suresi, 172. ayet: Mesih ve yakınlaştırılmış (yüksek derece sahibi) melekler, Allah'a kul olmaktan kesinlikle çekimser kalmazlar. Kim O'na ibadet etmeye 'karşı çekimser' davranırsa ve büyüklenme gösterirse (bilmeli ki,) onların tümünü huzurunda toplayacaktır.
    En'am Suresi, 8. ayet: Ve derler ki: "Ona bir melek indirilmeli değil miydi?" Eğer bir melek indirilseydi, elbette iş bitirilmiş olurdu da sonra kendilerine göz açtırılmazdı.
    En'am Suresi, 9. ayet: Onu eğer bir melek kılsaydık, elbette erkek (suretinde bir melek) kılardık ve mutlaka katmakta oldukları (şüpheleri) yine katardık.
    En'am Suresi, 50. ayet: De ki: "Size Allah'ın hazineleri yanımdadır demiyorum, gaybı da bilmiyorum ve ben size bir meleğim de demiyorum. Ben, bana vahyedilenden başkasına uymam." De ki: "Kör olanla, gören bir olur mu? Yine de düşünmeyecek misiniz?"
    En'am Suresi, 75. ayet: Böylece İbrahim'e, -kesin bilgiyle inananlardan olması için göklerin ve yerin melekûtunu gösteriyorduk.
    En'am Suresi, 93. ayet: Allah'a karşı yalan uydurup iftira düzenden veya kendisine hiçbir şey vahyolunmamışken "Bana da vahy geldi" diyen ve "Allah'ın indirdiğinin bir benzerini de ben indireceğim" diyenden daha zalim kimdir? Sen bu zalimleri, ölümün 'şiddetli sarsıntıları' sırasında meleklerin ellerini uzatarak onlara: "Canlarınızı (bu kıskıvrak yakalanıştan) çıkarın, bugün Allah'a karşı haksız olanı söylediğiniz ve O'nun ayetlerinden büyüklenerek (yüz çevirmeniz) dolayısıyla alçaltıcı bir azapla karşılık göreceksiniz" (dediklerinde) bir görsen...
    En'am Suresi, 111. ayet: Gerçek şu ki, Biz onlara melekler indirseydik, onlarla ölüler konuşsaydı ve herşeyi karşılarına toplasaydık, -Allah'ın dilediği dışında- yine onlar inanmayacaklardı. Ancak onların çoğu cahillik ediyorlar.
    En'am Suresi, 158. ayet: Onlar, kendilerine meleklerin gelmesini mi, ya da Rabbinin gelmesini mi veya Rabbinin bazı ayetlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin ayetlerinden bazılarının geleceği gün, daha önce iman etmemişse veya imanıyla bir hayır kazanmamışsa hiç kimseye imanı yarar sağlamaz. De ki: "Bekleyin, Biz de şüphesiz beklemekteyiz."
    Araf Suresi, 11. ayet: Andolsun, Biz sizi yarattık, sonra size suret (biçim-şekil) verdik, sonra meleklere: "Adem'e secde edin" dedik. Onlar da İblis'in dışında secde ettiler; o, secde edenlerden olmadı.
    Araf Suresi, 20. ayet: Şeytan, kendilerinden 'örtülüp gizlenen çirkin yerlerini' açığa çıkarmak için onlara vesvese verdi ve dedi ki: "Rabbinizin size bu ağacı yasaklaması, yalnızca, sizin iki melek olmamanız veya ebedi yaşayanlardan kılınmamanız içindir."
    Enfal Suresi, 9. ayet: Siz Rabbinizden yardım taleb ediyordunuz, O da: "Şüphesiz Ben size birbiri ardınca bin melek ile yardım ediciyim" diye cevap vermişti.
    Enfal Suresi, 12. ayet: Rabbin meleklere vahyetmişti ki: "Şüphesiz Ben sizinleyim, iman edenlere sağlamlık katın, inkar edenlerin kalplerine amansız bir korku salacağım. Öyleyse (ey Müslümanlar,) vurun boyunlarının üstüne, vurun onların bütün parmaklarına."
    Enfal Suresi, 50. ayet: Melekleri, onların yüzlerine ve arkalarına vurarak: "Yakıcı azabı tadın" diye o inkar edenlerin canlarını alırken görmelisin.
    Hud Suresi, 12. ayet: Şimdi onların: "Ona bir hazine indirilmeli veya onunla birlikte bir melek gelmeli değil miydi?" demeleri dolayısıyla göğsün daralıp sana vahyolunanlardan bir kısmını terk mi edeceksin? Sen yalnızca bir uyarıcısın. Allah herşeye vekildir.
    Hud Suresi, 31. ayet: "Ben size Allah'ın hazineleri yanımdadır demiyorum, gaybı da bilmiyorum. Melek olduğumu söylemiyorum ve gözlerinizin aşağılık gördüklerine, Allah kesin olarak bir hayır vermez de demiyorum. Nefislerinde olanı Allah daha iyi bilir. Bu durumda (bunun aksini yaparsam) gerçekten o zaman zalimlerdenim (demek)dir."
    Yusuf Suresi, 31. ayet: (Kadın) Onların düzenlerini işitince, onlara (bir davetçi) yolladı, oturup dayanacakları yerler hazırladı ve her birinin eline (önlerindeki meyveleri soymaları için) bıçak verdi. (Yusuf'a da:) "Çık, onlara (görün)" dedi. Böylece onlar onu (olağanüstü güzellikte) görünce (insanüstü bir varlıkmış gibi gözlerinde) büyüttüler, (şaşkınlıklarından) ellerini kestiler ve: "Allah'ı tenzih ederiz; bu bir beşer değildir. Bu, ancak üstün bir melektir" dediler.
    Ra'd Suresi, 13. ayet: Gök gürültüsü O'nu hamd ile, melekler de O'na olan korkularından tesbih ederler.. O, yıldırımları gönderip bununla dilediğine çarpar; onlar ise Allah hakkında çekişip-tartışırlar. O, gücü (ve cezası) pek çetin olandır.
    Ra'd Suresi, 23. ayet: Onlar, Adn cennetlerine girerler. Babalarından, eşlerinden ve soylarından 'salih davranışlarda' bulunanlar da (Adn cennetlerine girer). Melekler onlara her bir kapıdan girip (şöyle derler:)
    Hicr Suresi, 7. ayet: "Eğer doğruyu söylüyor isen, bizlere melekleri getirmeli değil miydin?"
    Hicr Suresi, 8. ayet: Hak olmaksızın Biz melekleri indirmeyiz. O zaman da onlara göz açtırılmaz.
    Hicr Suresi, 28. ayet: Hani Rabbin meleklere demişti: "Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan bir beşer yaratacağım."
    Hicr Suresi, 30. ayet: Böylece meleklerin tümü, topluca secde etti.
    Nahl Suresi, 2. ayet: Kullarından dilediklerine, melekleri emrinden olan ruh ile indirir: Benden başka İlah yoktur, şu halde Benden korkup-sakının, diye uyarın."
    Nahl Suresi, 28. ayet: Ki melekler, kendi nefislerinin zalimleri olarak onların canlarını aldıklarında, "Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk" diye teslim olurlar. Hayır, şüphesiz Allah, sizin neler yaptığınızı bilendir.
    Nahl Suresi, 32. ayet: Ki melekler, güzellikle canlarını aldıklarında: "Selam size" derler. "Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere cennete girin."
    Nahl Suresi, 33. ayet: (Küfre sapanlar) Kendilerine meleklerin gelmesinden veya Rabbinin emrinin gelmesinden başka bir şey mi gözlüyorlar? Onlardan öncekiler de öyle yapmıştı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.
    Nahl Suresi, 49. ayet: Göklerde ve yerde olan ne varsa, canlılar ve melekler Allah'a secde ederler ve onlar büyüklük taslamazlar.
    İsra Suresi, 40. ayet: Rabbiniz size erkekleri seçti de meleklerden dişileri mi (Kendine) edindi? Gerçekten siz büyük bir söz söylemektesiniz.
    İsra Suresi, 61. ayet: Hani, meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik. İblis'in dışında (hepsi) secde etmişlerdi. Demişti ki: "Bir çamur olarak yarattığın kimseye ben secde eder miyim?"
    İsra Suresi, 92. ayet: "Veya öne sürdüğün gibi, gökyüzünü üstümüze parça parça düşürmeli ya da Allah'ı ve melekleri karşımıza (şahid olarak) getirmelisin."
    İsra Suresi, 95. ayet: De ki: "Eğer yeryüzünde (insan değil de) tatmin bulmuş yürüyen melekler olsaydı, Biz de onlara gökten elçi olarak elbette melek gönderirdik."
    Kehf Suresi, 50. ayet: Hani meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik; İblis'in dışında (diğerleri) secde etmişlerdi. O cinlerdendi, böylelikle Rabbinin emrinden dışarı çıkmıştı. Bu durumda Beni bırakıp onu ve onun soyunu veliler mi edineceksiniz? Oysa onlar sizin düşmanlarınızdır. (Bu,) Zalimler için ne kadar kötü bir (tercih) değiştirmedir.
    Meryem Suresi, 9. ayet: (Ona gelen melek:) "İşte böyle" dedi. "Rabbin dedi ki: Bu Benim için kolaydır, daha önce sen hiçbir şey değil iken, seni yaratmıştım."
    Taha Suresi, 116. ayet: Hani Biz meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik, İblis'in dışında (diğerleri) secde etmişlerdi, o, ayak diremişti.
    Enbiya Suresi, 103. ayet: Onları, o en büyük korku hüzne kaptırmaz ve: "İşte bu sizin gününüzdür, size va'dedilmişti" diye melekler onları karşılayacaklardır.
    Hac Suresi, 75. ayet: Allah, meleklerden elçiler seçer ve insanlardan da. Şüphesiz Allah, işitendir, görendir.
    Mü'minun Suresi, 24. ayet: Bunun üzerine, kavminden inkara sapmış önde gelenler dediler ki: "Bu, sizin benzeriniz olan bir beşerden başkası değildir. Size karşı üstünlük elde etmek istiyor. Eğer Allah (öne sürdüklerini) dilemiş olsaydı, muhakkak melekler indirirdi. Hem biz geçmiş atalarımızdan da bunu işitmiş değiliz."
    Mü'minun Suresi, 88. ayet: De ki: "Eğer biliyorsanız (söyleyin:) Herşeyin melekutu (mülk ve yönetimi) kimin elindedir? Ki O, koruyup kolluyorken Kendisi korunmuyor."
    Furkan Suresi, 7. ayet: Dediler ki: "Bu elçiye ne oluyor ki, yemek yemekte ve pazarlarda dolaşmaktadır? Ona, kendisiyle birlikte uyarıcı olacak bir melek indirilmesi gerekmez miydi?"
    Furkan Suresi, 21. ayet: Bize kavuşmayı ummayanlar, dediler ki: "Bize meleklerin indirilmesi ya da Rabbimiz'i görmemiz gerekmez miydi?" Andolsun, onlar kendi nefislerinde büyüklüğe kapıldılar ve büyük bir azgınlıkla baş kaldırdılar.
    Furkan Suresi, 22. ayet: Melekleri görecekleri gün, suçlu-günahkarlara bir müjde yoktur. Ve o gün (melekler onlara) derler ki: "(Size sevinçli haber) Yasaktır, yasak."
    Furkan Suresi, 25. ayet: Göğün bulutlarla parçalanacağı ve meleklerin bir indirilme ile indirileceği gün;
    Secde Suresi, 11. ayet: De ki: "Size vekil kılınan ölüm meleği, hayatınıza son verecek, sonra Rabbinize döndürülmüş olacaksınız."
    Ahzab Suresi, 43. ayet: O'dur ki, sizi karanlıklardan nura çıkarmak için size rahmet etmekte; melekleri de (size dua etmektedir). O, mü'minleri çok esirgeyicidir.
    Ahzab Suresi, 56. ayet: Şüphesiz, Allah ve melekleri Peygambere salat ederler. Ey iman edenler, siz de O'na salat edin ve tam bir teslimiyetle O'na selam verin.
    Sebe Suresi, 40. ayet: O gün, onların hepsini birarada toplayacak (haşredecek), sonra meleklere diyecek ki: "Size tapanlar bunlar mıydı?"
    Fatır Suresi, 1. ayet: Hamd, gökleri ve yeri yaratan, ikişer, üçer ve dörder kanatlı melekleri elçiler kılan Allah'ındır; O, yaratmada dilediğini arttırır. Şüphesiz Allah, herşeye güç yetirendir.
    Yasin Suresi, 83. ayet: Herşeyin melekutu (hükümranlık ve mülkü) elinde bulunan (Allah) ne Yücedir. Siz O'na döndürüleceksiniz.
    Saffat Suresi, 8. ayet: Ki onlar, Mele'i A'la'ya kulak verip dinleyemezler, her yandan kovulup atılırlar;
    Saffat Suresi, 150. ayet: Yoksa onlar, şahidlik etmekteyken Biz melekleri dişiler olarak mı yarattık?
    Sad Suresi, 69. ayet: "Mele-i Ala (yüce topluluk) tartışıp dururken, benim hiçbir bilgim yoktur."
    Sad Suresi, 71. ayet: Hani Rabbin meleklere: "Gerçekten Ben, çamurdan bir beşer yaratacağım" demişti.
    Sad Suresi, 73. ayet: Meleklerin hepsi topluca secde etti;
    Zümer Suresi, 75. ayet: Melekleri de arşın etrafını çevirmişler olarak Rablerini hamd ile tesbih ettiklerini görürsün. Aralarında hak ile hüküm verilmiştir ve: "Alemlerin Rabbine hamd olsun" denilmiştir.
    Fussilet Suresi, 14. ayet: Onlara "Yalnızca Allah'a kulluk edin" diye önlerinden ve arkalarından elçiler gelince, dediler ki: "Eğer dileseydi Rabbimiz melekler indirirdi. Bundan dolayı biz, sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyi inkar edicileriz."
    Fussilet Suresi, 30. ayet: Şüphesiz: "Bizim Rabbimiz Allah'tır" deyip sonra dosdoğru bir istikamet tutturanlar (yok mu); onların üzerine melekler iner (ve der ki:) "Korkmayın ve hüzne kapılmayın, size vadolunan cennetle sevinin."
    Şura Suresi, 5. ayet: Gökler, neredeyse üstlerinden çatlayıp-parçalanacaklar; melekler de Rablerini hamd ile tesbih ederler ve yerde olanlara mağfiret dilerler. Haberiniz olsun; gerçekten Allah, bağışlayan ve esirgeyen O'dur.
    Zuhruf Suresi, 19. ayet: Onlar, ki Rahmanın kulları olan melekleri dişiler kıldılar. Kendileri yaratılışlarına şahit mi oldular? Onların şahitlikleri yazılacak ve (bundan dolayı) sorumlu tutulacaklar.
    Zuhruf Suresi, 53. ayet: "Bu durumda (eğer doğruysa), üzerine altından bilezikler atılmalı ya da yakınında yer almış vaziyette onunla birlikte melekler gelmeli değil miydi?"
    Zuhruf Suresi, 60. ayet: Eğer Biz dilemiş olsaydık, elbette sizden melekler kılardık; yeryüzünde (size) halef (yerinize geçenler) olurlardı.
    Muhammed Suresi, 27. ayet: Öyleyse melekler, yüzlerine ve arkalarına vura vura canlarını aldıkları zaman nasıl olacak?
    Kaf Suresi, 23. ayet: Onun yakını olan (ve yanından ayrılmayan melek) dedi ki: "İşte bu, yanımda hazır durumda olan şey."
    Kaf Suresi, 24. ayet: Siz ikiniz (ey melekler), her inatçı nankörü atın cehennemin içine,
    Necm Suresi, 26. ayet: Göklerde nice melekler vardır ki, onların şefaatleri hiçbir şeyle yarar sağlamaz; ancak Allah'ın dileyip razı olduğu kimseye izin verdikten sonra başka.
    Necm Suresi, 27. ayet: Gerçek şu ki, ahirete iman etmeyenler, melekleri dişi isimlerle isimlendiriyorlar.
    Tahrim Suresi, 4. ayet: Eğer sizler (Peygamberin iki eşi) Allah'a tevbe ederseniz (ne güzel); çünkü kalpleriniz eğrilik gösterdi. Yok eğer ona karşı birbirinize destekçi olmaya kalkışırsanız, artık Allah, onun mevlasıdır; Cibril ve mü'minlerin salih olan(lar)ı da. Bunların arkasından melekler de onun destekçisidirler.
    Hakka Suresi, 17. ayet: Melek(ler) ise, onun çevresi üzerindedir. O gün, Rabbinin arşını onların da üstünde sekiz (melek) taşır.
    Mearic Suresi, 4. ayet: Melekler ve Ruh (Cebrail), ona, süresi elli bin yıl olan bir günde çıkabilmektedir.
    Müddesir Suresi, 31. ayet: Biz o ateşin koruyucularını meleklerden başkasını kılmadık. Ve onların sayısını inkar edenler için yalnızca bir fitne (konusu) yaptık ki, kendilerine kitap verilenler, kesin bir bilgiyle inansın, iman edenlerin de imanları artsın; kendilerine kitap verilenler ve iman edenler (böylece) kuşkuya kapılmasın. Kalplerinde bir hastalık olanlar ile kafirler de şöyle desin: "Allah, bu örnekle neyi anlatmak istedi?" İşte Allah, dilediğini böyle şaşırtıp-saptırır, dilediğini böyle hidayete erdirir. Rabbinin ordularını Kendisi'nden başka (hiç kimse) bilmez. Bu ise, beşer (insan) için yalnızca bir öğüttür.
    Nebe' Suresi, 38. ayet: Ruh ve meleklerin saflar halinde duracakları gün; Rahman'ın kendilerine izin verdikleri dışında olanlar konuşmazlar. (Konuşacak olan da,) Doğruyu söyleyecektir.
    Fecr Suresi, 22. ayet: Rabbin(in buyruğu) geldiği ve melekler dizi dizi durduğu zaman;
    Kadir Suresi, 4. ayet: Melekler ve ruh, onda Rablerinin izniyle her bir iş için inerler.


Melekler ile Alakalı Hadisler

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
‘1)Sur sahibi İsrafil suru eline almış, başını eğmiş ve kulağını vermiş ne zaman onu üfleyeceğini beklerken nasıl rahat edebilirim ki?’ buyurdu.”
Ahmed 3/7/11039, Albânî Sahiha 1079


2)Önemine binaen Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gece namazında bu üç meleğin isimlerini zikrederek dua etmiştir:


“Ey Cebrail, Mikail ve İsrafil’in Rabb’i olan Allah’ım gayb ve açıkta olanı bilen sensin. Allah’ım! İhtilaf ettikleri şeylerde kullarına hüküm veren ve aralarındaki ihtilafı fasleden Sensin. Kullarının ihtilaf üzere oldukları şeylerde hak üzere kendi izninle bana hidayet ver. Sıratı Müstakime istediğini ulaştıran Sensin.”
Müslim 770/200
3)Münker ve Nekir ismi verilen kulu kabre defnedildiğinde sorguya çeken meleklerdir. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu hususta şöyle buyuruyor:
“Kul kabrine konduğu ve arkadaşları dönüp gittiği zaman o, arkadaşlarının ayakkabılarının sesini işitir. Ona iki melek gelir. Bunlar ölüyü oturturlar ve ona Muhammed denilen kimse hakkında ne dersin? derler...”
Buhari 1259
4)Seyyahun melekleri vardır. Bunlar ilim meclisi bulurlarsa oraya iner ve talim edilen ilme katılırlar. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in şu hadisi buna delalet etmektedir:
“Her hangi bir topluluk Allah’ın evlerinden bir evde toplanıp Allah’ın Kitabını tilavet ederler ve onu aralarında karşılıklı mütala ederek ders yaparlarsa muhakkak onların üzerine sekinet iner. Kendilerini rahmet kaplar. Melekler onların etrafını çepeçevre kuşatır ve Allah onları kendi yanında bulunanların içerisinde anar...”
Müslim 2699/38

5) Birçok melek vardır, fakat kesin sayılarını ancak Allah bilir.

Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu:

"Sema ağırlığından dolayı ses çıkardı. Bunda da hakkı vardır. Çünkü her dört parmak mesafesinde secde eden melek vardır."

(Tirmizi, İbni Mace, Bezzar)

6) Rasûlullah (s.a.s) hafaza meleklerinin vazifelerini anlattığı bir hadiste şöyle buyurur:

"Bir müslüman bir rahatsızlığa düşünce Allah onu koruyan hafaza meleklerine şöyle emreder: " Kulumun her gün ve gecede yaptığı iyiliklerin sevabını ona bu hastalık müddetince yazın"

(Dârimî, Rikâk, 56).

Gece melekleri ile gündüz melekleri sabah ve ikindi namazlarında bir araya gelirler. Allah bu meleklere "kullarım ne yapıyorlar?" diye sorar. Melekler; "Onlara vardığımızda namaz kılıyorlardı, ayrıldığımızda da namaz kılıyorlardı" derler

(Buhârî, Ezân, 31, Mevâkit, 16, Nesâî, Salât, 21).

7) Tirmizi'nin rivayet ettiği bir Hadis-i şerif'te Efendimiz şöyle buyururlar:

  'Muhakkak ki benim yer ehlinden iki vezirim, gök ehlinden de iki vezirim vardır. Yer ehlinden iki vezirim Ebu Bekir (ra) ve Ömer (ra), gök ehlindeki vezirim ise Cibril (as) ve Mikâil (as)'dır.'

(Tirmizi, Menakıb, 16)

Melekler ve Görevleri Hakkında Bahsedilen Hadisler Mumsema Meleklerden bahseden hadisler çoktur. Bunun bir kısmı şöyledir.


Rasûlullah (s.a.s) hafaza meleklerinin vazifelerini anlattığı bir hadiste şöyle buyurur:

"Bir müslüman bir rahatsızlığa düşünce Allah onu koruyan hafaza meleklerine şöyle emreder: " Kulumun her gün ve gecede yaptığı iyiliklerin sevabını ona bu hastalık müddetince yazın"

(Dârimî, Rikâk, 56).

Gece melekleri ile gündüz melekleri sabah ve ikindi namazlarında bir araya gelirler. Allah bu meleklere "kullarım ne yapıyorlar?" diye sorar.

Melekler; "Onlara vardığımızda namaz kılıyorlardı, ayrıldığımızda da namaz kılıyorlardı" derler

(Buhârî, Ezân, 31, Mevâkit, 16, Nesâî, Salât, 21).

Cebrâil (a.s.) her şekle girebilir. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) onu biri vahyin başlangıcında Hıra'dan Mekke'ye gelirken, diğeri Mirâc'dan dönüşte Sidretü'l-Münteha*'da olmak üzere iki defa kendi aslî şekliyle görmüştür.

(es-Saâtî, el-Fethu'r-Rabbânî, VIII, 5).

Cebrâil (a.s.) bazan da insan kılığına girerek Rasülullah (s.a.s.)'a vahiy getirirdi. Bu durumda çoğu kez yakışıklı ve genç bir sahabî olan Dıhye el-Kelbî'nin sûretinde görünürdü

(Tecrid-i Sarîh Tercümesi, IX, 359)

İsrâfil (a.s)'a Sûr'a üfüreceği için Sûr Meleği de denilmiştir. Peygamber (s.a.s)'e Sûr'un mahiyeti sorulunca şöyle demiştir

"Üfürülen bir boynuzdur"

(Ahmed b. Hanbel, II, 196).

Peygamber (s.a.s); "İsrâfil Sûr'u tutmuş hazır bir şekilde kendisine ne zaman üfürmek için emredileceğini bekliyor" buyurmuştur

(Taberî, Câmiu'l-Beyân, VII, 211; İbn Kesir, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azim, Mısır, t.y. III, 276).

İsrâfil (a.s)'ın ve diğer meleklerin kadrinin yüceliğinden dolayı Hz. Peygamber (s.a.s) bazen onların ismi ile dua etmiştir. Hz. Peygamber (s.a.s) gece namazına kalktığında şöyle dua ederdi;

"Ey Allah'ım, Cebrâil, Mikâîl ve İsrâfil'in Rabbi, göklerin ve yerin yaratıcısı, gaybı ve şehâdet âlemini bilen. Sen kullarının arasındaki ihtilaflar hakkında hüküm sahibisin. Beni izninle ihtilaf edilen şeylerde hakka kavuştur. Sen dilediğini sırat-ı müstakim'e kavuşturursun ''

(Müslim, Müsafîrûn, 200)

Tirmizi'nin rivayet ettiği bir Hadis-i şerif'te Efendimiz şöyle buyururlar:

'Muhakkak ki benim yer ehlinden iki vezirim, gök ehlinden de iki vezirim vardır. Yer ehlinden iki vezirim Ebu Bekir (ra) ve Ömer (ra), gök ehlindeki vezirim ise Cibril (as) ve Mikâil (as)'dır.'

(Tirmizi, Menakıb, 16)

Hz. Peygamber (s.a.s), Medine'ye hicret ettiği zaman Fedek Yahudilerinden Abdullah İbni Suriya bir kaç kişiyle birlikte gelir ve bazı sorular sorar. Hz. Peygamber (s.a.s), onların sorularını cevaplandırır. Yahudiler, cevapları olumlu bulurlar ve kabul ederler. Son olarak kendisine hangi meleğin vahiy getirdiğini sorarlar Hz. Peygamber (s.a.s)'de "Cebrail" cevabını verir. Yahudiler buna şiddetle itiraz ederler, "O bizim düşmanımızdır" derler . Gerekçe olarak Cebrail'in "Kıtal ve Şiddet", Mikail'in ise "müjde, ucuzluk, bolluk" getirdiğini ileri sürerler.

“Ey iman edenler, kendinizi bir ateşten koruyun ki onun yakıtı insanlar ve taşlardır. O’nun başında gayet katı, şiddetli, Allah’ın emirlerine karşı gelmeyen ve emredildikleri şeyleri yapan melekler vardır.”
Tahrim 6
“Rabb’imiz Allah’tır deyip sonra istikamet üzere olanların üzerine melekler iner: Korkmayın, üzülmeyin, size söz verilen cennetle sevinin. Biz dünya hayatında da ahiret hayatında da sizin dostlarınızız...”
Fussilet 30, 31
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
‘Ben orada İbrahim Aleyhisselam ile sırtını Beytu’l-Mağmur’a dayanmış olarak karşılaştım. Beytu’l-Mağmur’u gördüm, ona günde yetmiş bin melek girer ve bir daha ona dönemezler’ buyurdu.”
Müslim 162/259, Buhari 3207

Melekler, içerisinde köpek ve resim bulunan eve girmez.”
Buhari 3039
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
‘Arşı taşıyan meleklerden birini anlatmam için bana izin verildi. Onun kulak memesiyle omzu arası mesafe yedi yüz senelik yolculuk kadar uzunluktadır’ buyurdu.”
Ebu Davud 4727, Tabarani Mucemu’l-Evsad 4418, Albânî Sahiha 151

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
‘Allah bir kulu sevdiği zaman, Cebrail’e; ‘Ben falanı seviyorum, sen de sev’ diye emreder. Cebrail de onu sever. Sonra Cebrail gökte nida edip; ‘Allah falan kimseyi seviyor, bu sebeple siz de onu seviniz!’ der. Akabinde semâ ehli de onu sever. Sonra Allah yerdeki insanların gönüllerine o kimsenin kabul ve sevgisini kor’ buyurdu.”
Buhari 3029, Müslim 2637/157




Reply


Forum Jump:


Users browsing this thread: 1 Guest(s)